17 Mayıs 2012 Perşembe
Güncel Ekonomi         Ekonomi ve Teknoloji Haberleri

Belçika vatandaşı Mehmet Ali Birand'a cevabımdır!

21 Aralık 2011, 15:56
Bu makale 1569 kez okundu
Belçika vatandaşı Mehmet Ali Birand'a cevabımdır!
Yiğit Bulut
BİRKAÇ gündür Mehmet Ali Birand, Hasan Cemal ve onların akıl suyunda yıkananlar bir propaganda peşinde. Kaşıntıları Başbakan Erdoğan'ın basın mensuplarıyla yaptığı toplantı üzerine. İddialarına göre bir gazeteci, Başbakan'a şöyle demiş, o da buna karşılık böyle demiş... Uydurdukları ve ekledikleri uzayıp gidiyor! Tek kelimeyle; acemice hazırlanmış bir komplo! Amaçları aslında bana bulaşmak da değil, akıllarınca kamuoyu yaratıp Başbakan Erdoğan'ı baskı altına alacaklar!
İşin ilginç tarafı da bu topa giren arkadaşlar, geçmişte her dönemde Türk Devleti'nin makamları tarafından "bölücülükle suçlanmış", haklarında devletin resmi istihbarat kurumları tarafından "bölücü" notu düşülmüş "tipler"! Hatta devlet kurumuna bile gerek yok, Birand Kanal D Haber Müdürü olduğu gece Aydın Doğan'ın evinde yemekte şu konuşma geçti. Oradakiler "Ama bölücülük yaparsa" dediklerinde, Doğan, "Merak etmeyin asla izin vermeyiz" açıklamasını yapmak ve ikna etmek için uğraşmak zorunda kaldı!

Sevgili "sabık", ne olduğu belli, gazeteci kılığına girmiş "organik uzantılar", Başbakan Erdoğan sizin yarattığınız kamuoyu baskısı sonucu fikrini değiştirecek olsaydı, bugün o koltukta oturmuyor, patronunuzla birlikte "tavla oynadığınız başbakanları" attığınız depoda "gün sayıyor" oldurdu! O "sizi anladığı", ne mal olduğunuzu kökünden kavradığı, sizin de uzantısı olduğunuz "yerleşik düzeni" kökünden söktüğü için bu halkın sevgilisi oldu ve Atatürk'ten sonra en uzun ve güçlü iradeyi ortaya koydu, hatta belki de Cumhuriyet tarihinin en uzun iktidar dönemini Allah kendisine kısmet edecek...

Sevgili dostlar, bu arkadaşlar "çok iyi gazetecilermiş", bu yüzden meslekleri adına çok üzülmüşler. O zaman iyi okuyun "organik uzantılı, Avrupa pasaportlu" düdükler:
1- Başbakan oraya "ne yapacağız, açıkça sorgulayalım" diye bizleri davet etti. Ve bu detayı da konuşmasına başlarken söyledi; "Bu bir basın toplantısı değil, burada haber yapmayacağız, en iyi ne yapabiliriz birlikte ortak bir akıl oluşturarak, o detayları konuşacağız" dedi!
2- O toplantıda konuşulanlar "beyin fırtınası" mahiyetindeydi ve orada kalması gerekirdi. Daha açık yazayım: Başbakan, sizi oraya "adam sandı" da çağırdı, ama ne yazık ki; Türk halkı gerçeği bir kez daha gördü.
3- Büyük gazeteciler, söyleyin bakalım, ele geçen Hanefi Avcı'nın Hürriyet arşivindeki konuşmalarında neler var? Konuşmalar tek bir detay üstüne odaklanmış; patronunuzu nasıl Başbakan, nasıl Cumhurbaşkanı yapacağınız ve siyaseti nasıl şekillendireceğiniz! Kasetler orada! Bu mu gazetecilik!
4- "411 el kaos'a kalktı" manşetleri atılıp, daha da geriye gidersek, 28 Şubat sürecinde Gülen kasetlerini ana haber bültenlerinde döndürüp, Aczimendileri parlatan arkadaşlar, söyleyin bakalım: Bu mu gazetecilik!

Yazının devamını okumak için tıklayın

    Yorumlar

GAZETE MANŞETLERİ

HAVA DURUMU

Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:

SENDE YAZ

Ziyaretçi Defteri

Siz de yazmak istemez misiniz?

ARŞİV

Ekonomi Yazarları:

Deniz Gökçe Yazıları

Ercan Kumcu Yazıları

Meliha Okur Yazıları

Osman Arolat Yazıları

Şükrü Kızılot Yazıları

Tevfik Güngör Yazıları

Süleyman Yaşar Yazıları

Asaf Savaş Akat Yazıları

Ali Ağaoğlu Yazıları

Ekonomi İçerikleri:

Ekonomi Haberleri

Ekonomi Sözlüğü

Altın Fiyatları

Döviz Fiyatları

Aracı Kurumlar

Borsa Şirketleri

Foto Galeri

Video Galeri

Ekonomi

yeni iphone 5


Haberleri Sitene Ekle