Tahrir'de ön sıralarda yer alanlar Mısır'daki seçimlerde bozguna uğradı. Ülkede iktidara en yakın kesim ise Müslüman Kardeşler. Mısır demokrasisinin karşılaşacağı en büyük tehlike ise ekonomik kriz olacak
Yunanistan'da Parlamento'da kısmi anlaşma gerçekleşti, ama Yunan toplumu da Atina'yı ateşe verdi ve atılması gereken çok önemli diğer adımlar da bekleniyor. Bu arada Ortadoğu, özellikle Mısır ve İran mikroskobun altına girmeye başladı. Bugün Mısır'a bakacağız.
Tahrir Meydanı'nda 25 Ocak 2011'de başlayan başkaldırının birinci yıldönümünde Mısır'ın ilk defa halkın özgür idaresi ile seçilmiş bir parlamentosu oluştu. Parlamentoya üç bölümde seçilen 508 milletvekilinin siyasal eğilimleri şöyle oluşuyor: Özgürlük ve Adalet Partisi (Müslüman Kardeşler) 235 (% 47,2); Al-Nour (Selefi) 123 (% 24,7); Al-Wafd 38 (% 7,6); Mısır İttifakı 34 (% 6,8); diğer partiler 78. Bu durumda dikkati çeken İslami partilerin toplam 358 milletvekili ile parlamentonun % 71,9'unu oluşturmaları. Liberal ve solcu partiler tam bir yenilgiye uğrarken, başkaldırının öncülüğünü yapan devrimcilerin 'Devrim Devam Edecek' Partisi 7 milletvekili ile parlamentoda temsil edilmekte.
İslami olmakla beraber, Batı demokratik anlayışına daha yakın olan Müslüman Kardeşler ile, ödünsüz şeriat taraftarı Selefi'lerin bir araya gelerek koalisyon kurmaları imkansız görülmekte. Müslüman Kardeşler ise 84 yıl süren bir mücadeleden sonra iktidara çok yaklaşmış durumdalar. Bu başarının sırrı nerede diye soranlara verilecek cevap çok basit. Gerek Müslüman Kardeşler, gerekse Selefiler yıllardır halkla yakın temas halindeler. Çaresiz kalanların yardımına koşarak, onların sorunlarını çözmeye çalışarak yığınların gönlünü almış durumdalar. Mısır halkının, 60 yıl süren seküler diktatörlüğe rağmen dinine bağlı ve muhafazakar özelliklerini koruduklarını da unutmamak gerekir.
Devrimci gençliğin önayak olduğu topluluklar Yüksek Askeri Konseyin yönetimi bir an önce sivillere devretnesini talep etmekte. Müslüman Kardeşler'in ordu ile anlaşma yolunda olduğu konusunda söylentiler artıyor.
Yazının devamını okumak için
tıklayın
Yorumlar