Ekonomi yönetiminin geçtiğimiz hafta bankacılarla gerçekleştirdiği zirve oldukça önemli mesajlara sahne olmuş. Özellikle 2012 için yol haritası çizmenin güçlüğü kayda geçmiş. Toplantıya katılan bir banka genel müdürü olsam Ankara'nın verdiği sinyaller çerçevesinde "öyle de karar verebilirim böyle de..." Zira, Merkez Bankası, Hazinesi, BDDK ve SPK'sı ile "İki uçta da değerlendirme yapılabilir" denmişse orada durup düşünmek gerekir. "Her iki yönlü senaryoya hazırız" havası yayılırsa piyasa daha çok olumsuza göre pozisyon belirler.
Tabii kimsenin hakkını yemeyelim. Merkez Bankası'nın, "Merak etmeyin! Dış kaynak daralması beklediğimizden fazla olursa hızlı reaksiyon gösteririz" sözünü bankalar adına bir kenara not edelim.
Önümüzdeki yıl için üç husus belirleyici olacak:
1- Siyasi dengelerde, liderlik ve karar alma iradesinde tereddüt yaratılmaması. 2- Dışarıdaki belirsizliğin, istikrarsızlık faktörü olarak içeriye transfer edilmemesi. 3- Finansal kesime yönelik önlemlerin, özel sektör tarafından zamanında ve doğru anlaşılması.
Hem durgunluk istemeyen hem de ekonomideki yavaşlamanın kontrollü biçimde gerçekleşmesini hedefleyen, hem cari açığı hem de enflasyonu aynı anda kontrol etmeye çalışan, hem tasarruf açığına hem de kredi genişlemesine eş zamanlı duyarlılık gösteren ve bütün bunları, Avrupa'da alınacak kararlara endeksleyen Ankara tablosu ile karşı karşıyayız. Üstelik AB'de siyasi liderlik sorunu bulunduğunu, kısa vadede toparlanma yaşanmayacağını savunan bakanların "aşırı ihtiyatlı" tutumunu da eklediğimizde hakikaten ilginç bir yıl bizi bekliyor.
Yazının devamını okumak için
tıklayın
Yorumlar